Altın fiyatlarında düşüş sürüyor, Fed politikası ve Orta Doğu gerilimi baskı yaratıyor

Altın fiyatlarında düşüş sürüyor, Fed politikası ve Orta Doğu gerilimi baskı yaratıyor

Altın fiyatları küresel piyasalarda sabah saatlerinde 4.770 dolar seviyelerine kadar gerileyerek 2024 yılının son döneminden bu yana en uzun süreli düşüş serisini devam ettirirken ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutmasına rağmen şahin duruşunu koruması jeopolitik risklerin etkisini sınırlayarak değerli metal üzerinde baskı oluşturmaya devam etti ve bu gelişmelerle birlikte altın fiyatları son yedi işlem gününde kesintisiz düşüş kaydederek bir ayın en düşük seviyelerinde işlem gördü, spot altın Çarşamba günü yaşanan yüzde 3,7’lik sert kaybın ardından yeni güne sınırlı tepki yükselişiyle başlasa da kısa sürede yeniden satış baskısı altına girerek yüzde 0,75 oranında değer kaybıyla zayıf seyrini sürdürdü, yurt içi piyasalarda gram altın da küresel fiyatlamalara paralel hareket ederek 6.813 TL seviyesine kadar gerilerken yatırımcıların güvenli liman talebinin güçlü kalmasına rağmen fiyatların yukarı yönlü ivme kazanmakta zorlandığı görüldü, piyasa analistleri dolar endeksinde yaşanan geçici duraksamanın altın fiyatlarına kısa vadeli toparlanma fırsatı sunduğunu ancak petrol fiyatlarındaki hızlı yükselişin enflasyon beklentilerini artırarak parasal gevşeme umutlarını zayıflattığını ve bu nedenle altın üzerinde baskının devam ettiğini ifade etti, ABD Merkez Bankası’nın faiz oranlarını sabit bırakmasına rağmen yıl içinde yalnızca bir faiz indirimi sinyali vermesi piyasalarda sıkı para politikasının daha uzun süre devam edeceği beklentisini güçlendirirken Fed Başkanı Jerome Powell’ın enflasyonla mücadelede daha somut ilerleme sağlanmadan faiz indirimi yapılmayacağı yönündeki açıklamaları altın fiyatları üzerinde ek baskı yarattı, Orta Doğu’da artan askeri gerilimler küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırırken İran’ın Katar’daki büyük LNG tesisine yönelik saldırısı ve İsrail’in South Pars gaz sahasına düzenlediği operasyonun ardından bölgede tansiyonun daha da yükseldiği görüldü, bu gelişmeler güvenli liman talebini desteklese de petrol fiyatlarının varil başına 110 doların üzerine çıkması enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıyarak altının yükseliş potansiyelini sınırladı, Fed yetkilileri enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu tetikleyebileceği uyarısında bulunurken yüksek enflasyonun normal şartlarda altına olan talebi artırdığı ancak aynı zamanda yüksek faiz beklentileri nedeniyle getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttığına dikkat çekildi, Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik risklerin devam etmesi petrol piyasasında fiyatları desteklerken bu durumun altın üzerindeki baskının sürmesine neden olduğu ifade edildi, altın fiyatları yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 12 oranında yükseliş göstermesine rağmen son dönemde ivme kaybı yaşarken yatırımcıların margin call baskısı nedeniyle altın varlıklarını satması da fiyatları aşağı çeken unsurlar arasında yer aldı, ayrıca ABD dolarının güvenli liman olarak öne çıkması altının değer kaybını hızlandırırken 28 Şubat sonrası süreçte altının yüzde 9’dan fazla gerilemesi dikkat çekti, piyasa analizleri altının önümüzdeki dönemdeki yönünün büyük ölçüde Fed’in enflasyon verilerine vereceği tepkiye ve Orta Doğu’daki gelişmelerin seyrine bağlı olacağını gösterirken doların güçlü kalması durumunda altın fiyatlarındaki yükselişlerin sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor, mevcut ekonomik tabloda yatırımcıların faiz oranları ile risk iştahı arasındaki hassas dengeyi yakından takip ettiği ve altın fiyatlarının bu dengeden doğrudan etkilendiği ifade ediliyor.