Asya para birimleri haftanın ilk işlem gününde geniş çaplı bir değer kaybı yaşarken doların görece yatay seyretmesi küresel piyasalarda risk algısının yükseldiğine işaret etmiş ve özellikle ABD ile İsrail’in İran’a yönelik askeri hamlelerinin tırmanabileceğine dair beklentiler yatırımcı davranışlarını belirleyen temel unsur haline gelmiştir, bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran yönetimine yönelik sert açıklamaları ve verdiği ültimatom bölgesel gerilimi daha da artırırken enerji arzına yönelik risklerin büyümesi petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturmuş ve bu durum enerji ithalatçısı ülkelerin para birimleri üzerinde ilave baskı yaratmıştır, dolar endeksi ve vadeli işlemleri Asya seansında sınırlı hareket ederken geçtiğimiz hafta yaşanan zayıflamanın ardından piyasanın temkinli bir denge arayışına girdiği görülmüş ve yatırımcıların jeopolitik gelişmeleri fiyatlamaya devam ettiği gözlemlenmiştir, Hint rupisi bu süreçte en fazla değer kaybeden para birimlerinden biri olarak öne çıkarken USD/INR paritesinin yüzde 0,3 yükselerek ilk kez 94 seviyesinin üzerine çıkması dikkat çekmiş ve Hindistan’ın yüksek enerji ithalat bağımlılığı nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışa karşı kırılgan yapısı bu düşüşü hızlandıran ana faktörlerden biri olmuştur, yerel kaynaklarda ülkede olası bir gaz arz sıkıntısına ilişkin haberlerin gündeme gelmesi piyasa endişelerini artırırken Hindistan Merkez Bankası’nın döviz piyasasına müdahalesi daha sert değer kayıplarının önüne geçmiştir, Güney Kore wonu da dolar karşısında değer kaybederken USD/KRW paritesinin yükselmesi dikkat çekmiş ancak yeni Merkez Bankası Başkanı Shin Hyun-song’un göreve gelmesiyle birlikte para politikasında daha sıkı bir duruş beklentisi oluşmuş ve bu durum won üzerindeki baskının sınırlanmasına katkı sağlamıştır, Shin’in geçmişte finansal krizleri öngören açıklamaları ve enflasyon karşıtı duruşu analistler tarafından şahin bir politika sinyali olarak değerlendirilirken piyasalarda erken bir faiz artışı ihtimali fiyatlanmaya başlanmıştır, bölgedeki diğer para birimlerinde de benzer bir zayıflama eğilimi görülürken Japon yeni, Çin yuanı, Singapur doları ve Avustralya doları dolar karşısında değer kaybetmiş ve bu durum küresel riskten kaçış eğiliminin geniş tabana yayıldığını göstermiştir, Orta Doğu’da artan askeri gerilim özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji arzının kesintiye uğrayabileceği endişelerini güçlendirirken Tahran’ın karşılık olarak enerji ve altyapı hedeflerine yönelik tehditleri piyasadaki belirsizliği artırmış ve çatışmanın çözümden uzak şekilde ilerlemesi yatırımcıların risk iştahını sınırlayan temel faktörlerden biri olmaya devam etmiştir.
Son Haberler
Bitcoin 60 Bin Dolar Eşiğini Aştı, Gözler ABD İstihdam Verisinde
Kripto para piyasasının en büyük varlığı Bitcoin, yatırımcıların ABD'den gelecek kritik istihdam verilerine odaklanmasıy...
NATO Zirvesi Savunma Harcamalarını Operasyonel Kapasiteye Dönüştürmeye Odaklanacak
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde müttefik ülkelerin artan savunma harcamalarının...
Küresel piyasalarda temkinli görünüm sürüyor
1 Temmuz işlem gününde küresel piyasalarda yatırımcılar, merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ve ...
Dünya Altın Konseyi altının yılın ikinci yarısında 4.100 dolar civarında seyretmesini bekliyor
Dünya Altın Konseyi (WGC), küresel ekonomik görünümde önemli bir değişiklik yaşanmaması halinde altının 2026'nın ikinci ...

