Bakan Bolat’tan Cari Denge Mesajı: Jeopolitik Risklere Karşı Dış Ticaret Güçleniyor

Bakan Bolat’tan Cari Denge Mesajı: Jeopolitik Risklere Karşı Dış Ticaret Güçleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 yılı Şubat ayına ilişkin cari işlemler verilerini değerlendirerek Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen dengeli bir görünüm sergilediğini vurguladı. Açıklamaya göre cari işlemler açığı Şubat ayında 7,5 milyar dolar olarak gerçekleşirken yıllıklandırılmış cari açık 35,4 milyar dolar seviyesine ulaştı ve bu tablo küresel risklere rağmen yönetilebilir bir dengeye işaret etti.

Bolat’ın paylaştığı verilerde altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının yıllıklandırılmış bazda 30,8 milyar dolar fazla vermesi dikkat çekerken bu gelişme Türkiye’nin dış dengede yapısal olarak güçlenme eğilimini koruduğunu ortaya koydu. Küresel ekonomik belirsizliklere rağmen cari açığın tarihsel ortalamaların altında seyretmesi ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların etkisini yansıtan önemli bir gösterge olarak değerlendirildi.

İhracat ve hizmet gelirlerindeki artış, cari dengenin destekleyici unsurları arasında öne çıktı. 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla hizmet ihracatı yıllıklandırılmış bazda yüzde 3,9 artarak 122,3 milyar dolara yükselirken seyahat gelirlerinin 60,1 milyar dolar ve taşımacılık gelirlerinin 42,3 milyar dolar seviyesine ulaşması dikkat çekti. Aynı dönemde mal ve hizmet ihracatının toplamı da yüzde 3,9 artışla 395 milyar dolara yükselerek dış ticaret performansının güçlü seyrini sürdürdüğünü gösterdi.

Cari açığın milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 1,9 olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Bolat, bu oranın küresel risklerin arttığı bir dönemde dahi tarihsel ortalamaların altında kalmasının önemli bir başarı göstergesi olduğunu ifade etti. Bununla birlikte 2026 yılında küresel gelişmelere bağlı olarak cari denge üzerinde ek baskılar oluşabileceği ancak Türkiye’nin ihracat çeşitliliği ve üretim kapasitesi sayesinde bu risklerin yönetilebilir seviyelerde kalmasının beklendiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca jeopolitik gelişmelerin tedarik zincirleri üzerindeki etkisine de vurgu yapılırken COVID-19 döneminde olduğu gibi küresel tedarik ağlarında yaşanabilecek kırılmaların Türkiye için fırsat oluşturabileceği ifade edildi. Türkiye’nin güvenilir tedarikçi konumunu güçlendirme potansiyeline sahip olduğu ve lojistik ile yatırım açısından daha cazip bir merkez haline gelebileceği değerlendirildi.

Ticaret Bakanlığı’nın bu çerçevede dış ticaretin dayanıklılığını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtilirken jeopolitik risklerin olası etkilerini sınırlamak ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek amacıyla stratejik adımların devam ettiği vurgulandı.