BIST 100 Güne Güçlü Başladı: Açılışta Bankacılık ve Sanayi Hisseleri Öne Çıktı

BIST 100 Güne Güçlü Başladı: Açılışta Bankacılık ve Sanayi Hisseleri Öne Çıktı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi yeni işlem gününe güçlü bir yükselişle başladı ve küresel piyasalarda oluşan olumlu atmosferin etkisiyle dikkat çekici bir açılış performansı sergiledi. Piyasalarda artan risk iştahı ve jeopolitik endişelerin azalması yatırımcıların hisse senedi piyasalarına yönelmesini sağladı. Endeks, önceki kapanış seviyesine kıyasla 249,57 puanlık artış kaydederek yüzde 1,96 yükseldi ve 12.951,57 puan seviyesine ulaştı. Açılışta görülen bu güçlü hareket, özellikle bankacılık ve sanayi hisselerinde yoğunlaşan alımlarla desteklendi. Piyasalarda artan risk iştahı banka ve sanayi hisselerinde geniş çaplı alımları beraberinde getirirken, yatırımcıların büyük ölçekli şirketlere yönelik talebinin arttığı görüldü. BIST 100 dışı endeks de benzer şekilde yukarı yönlü bir başlangıç yaparak genel piyasa eğiliminin pozitif olduğunu ortaya koydu. Küresel tarafta yaşanan gelişmeler Borsa İstanbul’daki yükselişin en önemli nedenleri arasında yer aldı. Özellikle jeopolitik risklere ilişkin endişelerin azalması yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesini destekledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yaşanan gerilimin kısa süre içinde sona erebileceğine yönelik yaptığı açıklamalar piyasalarda savaş riskine ilişkin endişeleri önemli ölçüde azalttı. Bu açıklamalar küresel piyasalarda risk algısının düşmesine ve hisse senedi piyasalarında alımların güçlenmesine katkı sağladı. Jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte enerji piyasalarında da dikkat çekici bir hareket yaşandı. Petrol fiyatlarında görülen geri çekilme özellikle enerji ithalatçısı ülkelerin piyasalarında olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi. Ham petrol fiyatlarının 90 dolar seviyesinin altına gerilemesi, Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ekonomiler açısından maliyet baskısını sınırlayan bir gelişme olarak öne çıktı. Enerji maliyetlerinde yaşanan düşüşün enflasyon beklentilerini de olumlu etkileyebileceği ifade ediliyor. Yurt içinde ise Halkbank davasına ilişkin gelişmeler piyasadaki iyimserliği destekleyen bir diğer faktör oldu. ABD’de devam eden davanın para cezası olmadan anlaşmayla sonuçlanabileceğine yönelik haber akışı bankacılık hisselerinde alımları hızlandırdı. Bankacılık sektöründe görülen bu güçlü alımlar BIST 100 endeksinin yükselişinde önemli rol oynadı. Analistler, davaya ilişkin olumlu gelişmelerin bankacılık hisselerinde kısa vadede volatiliteyi artırabileceğini ancak genel olarak sektöre yönelik algıyı desteklediğini belirtiyor. Küresel ekonomik veriler de piyasadaki olumlu havayı güçlendirdi. Çin ve Japonya’dan gelen büyüme ve ihracat verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi küresel ekonomide toparlanmaya ilişkin umutları artırdı. Bu gelişmeler küresel piyasalarda risk iştahını yükseltirken gelişmekte olan ülke borsalarına da para girişini destekledi. Borsa İstanbul da bu olumlu küresel atmosferden faydalanan piyasalar arasında yer aldı. BIST 100 endeksinde açılışta en çok yükselen hisseler arasında HALKB, KCAER, BRSAN, TRALT ve TTKOM yer aldı. Bu hisselerde görülen güçlü alımlar yatırımcıların özellikle banka ve sanayi şirketlerine yöneldiğini gösterdi. Öte yandan güne en çok düşüşle başlayan hisseler ise KTLEV, PASEU, TUPRS, SOKM ve MAGEN olarak kaydedildi. Bazı hisselerde görülen sınırlı satışlara rağmen genel piyasa görünümünün pozitif olduğu dikkat çekti.

Döviz piyasasında ise dolar/TL kuru 44,05 seviyesinde yatay bir seyir izlerken, euro/TL 51,37 seviyesinde işlem gördü. Kur tarafında önemli bir hareket görülmezken yatırımcıların daha çok hisse senedi piyasasına odaklandığı gözlendi.

Altın piyasasında ise yükseliş eğilimi dikkat çekti. Gram altın yüzde 0,77 artışla 7.328 TL seviyesine yükseldi. Küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin yanı sıra döviz kurundaki hareketler de altın fiyatları üzerinde etkili oldu.

Analistler, küresel jeopolitik risklerin azalması ve ekonomik verilerin olumlu gelmesi halinde Borsa İstanbul’da yukarı yönlü hareketin kısa vadede devam edebileceğini ifade ediyor. Bununla birlikte küresel gelişmelerin ve merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentilerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği belirtiliyor.