Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga tarafından yapılan açıklamalar, küresel ekonomide artan jeopolitik risklerin etkisiyle derinleşen krizlere karşı kapsamlı bir finansal destek planının gündeme geldiğini ortaya koyarken, özellikle Orta Doğu’daki çatışmalardan etkilenen ülkeler için 80 milyar dolar ile 100 milyar dolar arasında bir kaynak oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Washington’da düzenlenen uluslararası toplantılar kapsamında konuşan Banga, bu fonun önümüzdeki 15 aylık süreçte devreye alınmasının planlandığını ifade etti.
Söz konusu finansman planı, Dünya Bankası’nın mevcut programlarını daha esnek hale getirmesi ve öz kaynaklarını daha etkin bir şekilde kullanması üzerine kurulu kapsamlı bir stratejiye dayanıyor. Bu çerçevede, savaşın yol açtığı ekonomik tahribatın azaltılması ve krizden etkilenen ülkelerin yeniden toparlanma süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor.
Planın ilk aşamasında kriz müdahale penceresi adı verilen mekanizma aracılığıyla yaklaşık 20 milyar ila 25 milyar dolarlık bir likiditenin sağlanması hedeflenirken, bu sistem sayesinde ülkelerin daha önce onaylanmış projeler kapsamındaki fonların belirli bir kısmını acil ihtiyaçlar için kullanabilmesi mümkün olacak.
Bunun yanı sıra, mevcut projelerin yeniden yapılandırılmasıyla birlikte 30 milyar ila 40 milyar dolar arasında bir kaynağın öncelikli alanlara yönlendirilmesi planlanıyor. Bu adımın, kaynakların daha etkin ve hızlı bir şekilde kullanılmasını sağlayacağı ifade ediliyor.
Ajay Banga, çatışmaların uzaması halinde Dünya Bankası’nın bilanço gücünü ve kredi kapasitesini artırarak 100 milyar dolarlık hedefe ulaşabileceğini belirtirken, bu finansman paketinin büyüklüğünün küresel pandemi döneminde sağlanan destekleri aşabileceğine dikkat çekti.
Küresel ekonomik görünümde belirsizliklerin arttığı, enerji fiyatlarının enflasyon üzerinde baskı yarattığı ve büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği bir dönemde açıklanan bu planın, piyasalar tarafından yakından takip edildiği görülüyor.
Genel olarak değerlendirildiğinde, Dünya Bankası’nın bu girişiminin savaşın ekonomik etkilerini sınırlamaya yönelik önemli bir adım olduğu ve özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından kritik bir destek mekanizması oluşturacağı ifade ediliyor.

