Hazine’nin 2 Milyar Dolarlık Tahvil İhracına Yoğun İlgi: Talep Üç Katına Çıktı

Hazine’nin 2 Milyar Dolarlık Tahvil İhracına Yoğun İlgi: Talep Üç Katına Çıktı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı dış finansman programı kapsamında gerçekleştirdiği dolar cinsinden tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 2 milyar dolarlık kaynak sağlarken, ihraç sürecine yatırımcıların gösterdiği yoğun ilgi dikkat çekti ve toplam talebin ihraç tutarının yaklaşık üç katına ulaşması Türkiye’nin küresel piyasalardaki erişim gücünü bir kez daha ortaya koydu. 15 Nisan tarihinde yetkilendirilen uluslararası finans kuruluşları aracılığıyla gerçekleştirilen ihraç işlemi aynı gün içinde tamamlanırken, ihraç edilen tahvillerin 2031 vadeli olduğu ve yatırımcılara sunulan getiri oranının yüzde 6,4 seviyesinde gerçekleştiği açıklandı.

Tahvilin kupon oranı yüzde 6,375 olarak belirlenirken, elde edilen toplam 2 milyar dolarlık kaynağın gerekli prosedürlerin tamamlanmasının ardından 22 Nisan tarihinde Hazine hesaplarına aktarılmasının planlandığı ifade edildi ve bu işlemle birlikte Türkiye’nin yıl başından bu yana uluslararası piyasalardan sağladığı toplam finansmanın yaklaşık 7,9 milyar dolara ulaştığı kaydedildi.

İhraç sürecine katılım sağlayan yatırımcı sayısının yaklaşık 180 civarında olması, Türkiye’nin borçlanma araçlarına yönelik küresel ilginin geniş bir tabana yayıldığını gösterirken, yatırımcıların coğrafi dağılımı da dikkat çekici bir çeşitlilik ortaya koydu ve en yüksek katılımın yüzde 44 ile Birleşik Krallık ve İrlanda merkezli kurumlardan geldiği, ABD merkezli yatırımcıların yüzde 33 ile ikinci sırada yer aldığı belirtildi.

Avrupa’nın diğer ülkelerinden gelen yatırımcıların toplamda yüzde 13 pay aldığı görülürken, Orta Doğu yatırımcılarının yüzde 8 ve diğer bölgelerin yüzde 2 oranında katılım sağlaması, Türkiye’nin uluslararası piyasalarda farklı yatırımcı gruplarına hitap edebildiğini gösterdi ve bu durum ülkenin finansal araçlarının çeşitliliği ve erişilebilirliği açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirildi.

Piyasa uzmanları, ihraç sürecine gelen güçlü talebin Türkiye ekonomisine yönelik uluslararası yatırımcı güveninin sürdüğünü ortaya koyduğunu ifade ederken, belirlenen faiz oranlarının küresel finansal koşullar ve sıkı para politikalarının etkisiyle yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğine dikkat çekiyor ve buna rağmen Türkiye’nin dış borçlanma kapasitesini koruyabilmesinin önemli bir avantaj sağladığını vurguluyor.