Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi geçişlerine tamamen açıldığının duyurulması, küresel finans piyasalarında önemli bir kırılma yaratarak risk iştahının hızla artmasına neden oldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi tarafından yapılan açıklamanın ardından piyasalarda jeopolitik tansiyonun düşeceğine yönelik beklentiler güç kazanırken yatırımcılar güvenli liman varlıklardan çıkarak daha yüksek riskli enstrümanlara yönelmeye başladı.
Bu gelişmenin en dikkat çekici yansıması enerji piyasalarında görüldü. Petrol arzına ilişkin belirsizliklerin azalmasıyla birlikte fiyatlarda sert bir geri çekilme yaşanırken WTI ve Brent türü ham petrol fiyatları %8’in üzerinde değer kaybı yaşadı. Bu düşüş, son dönemde artan jeopolitik risklerin fiyatlara yansımasının önemli ölçüde geri alındığını gösterdi.
Küresel borsalar ise bu gelişmeye güçlü bir iyimserlikle tepki verdi. ABD vadeli endeksleri hızlı bir yükseliş kaydederken Dow Jones vadeli işlemleri 500 puanın üzerinde artış gösterdi, S&P 500 ve Nasdaq 100 endekslerinde de belirgin yükselişler gözlendi. Bu hareket, yatırımcıların risk algısındaki hızlı değişimi ortaya koydu.
Bununla birlikte ABD ile İran arasında dondurulmuş fonların serbest bırakılmasına yönelik gelişmeler ve nükleer müzakerelerin yeniden gündeme gelmesi, piyasalardaki iyimserliği daha da pekiştiren unsurlar arasında yer aldı. Bu gelişmeler, Orta Doğu’da kalıcı bir yumuşama sürecinin başlayabileceği beklentisini güçlendirdi.
Emtia piyasalarında ise farklı bir ayrışma dikkat çekti. Petrol fiyatları düşerken altın ve gümüş gibi değerli metallerde yükseliş yaşanması, yatırımcıların temkinli duruşlarını tamamen terk etmediğini gösterdi. Bu durum, piyasalarda çift yönlü bir dinamiğin devam ettiğine işaret ediyor. Genel olarak değerlendirildiğinde Hürmüz Boğazı’nın açılması küresel piyasalarda hem risk iştahını artıran hem de varlık fiyatlarında sert hareketlere yol açan önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

