Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik tansiyon, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerini para politikasında yeniden savunma pozisyonuna geçirdi. Fed kanadından gelen son açıklamalar, bölgedeki çatışmaların sadece insani bir kriz değil, aynı zamanda küresel enerji fiyatları üzerinden yeni bir enflasyon dalgası tetikleyebileceğine işaret ediyor.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, yaptığı kapsamlı değerlendirmede, savaşın makroekonomik etkilerine dair temkinli ve karamsar bir tablo çizdi. Waller, enerji fiyatlarındaki oynaklığın ve stratejik deniz ticaret yollarındaki kısıtlamaların, enflasyonu geniş bir tabana yayma riski taşıdığını vurguladı. Mart ayı için kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin %3,5 seviyesine ulaşmasını bekleyen Waller, faiz indirimlerinin takvimini "hızlı bir barış" ihtimaline endeksledi. İstihdam piyasasına dair de çarpıcı bir analiz sunan Waller, işsizlik oranını sabit tutmak için gereken yeni istihdam seviyesinin sıfıra yakın olduğunu hatırlatarak, belirli bir aydaki iş kayıplarının hemen bir "resesyon" sinyali olarak okunmaması gerektiğini, piyasanın bu konuda esnek bir yapıda olduğunu belirtti.
Öte yandan, San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, iş dünyasında petrol fiyatlarındaki artışın "geçici" olacağına dair bir iyimserlik hakim olsa da Fed’in şu an tamamen "bekle-gör" moduna geçtiğini ifade etti. Daly, tarihteki ekonomik şokları hatırlatarak, her Fed liderinin kendi dönemine has bir krizle (Greenspan ve verimlilik, Bernanke ve finansal kriz gibi) sınandığını, mevcut yönetimin sınavının ise "savaşın gölgesindeki enflasyon sarmalı" olduğunu belirtti. Hatta Fed'in en güvercin üyelerinin bile jeopolitik risklerin yarattığı belirsizlik nedeniyle tutumlarını sertleştirdiğine dikkat çeken Daly, faiz kararlarının enerji maliyetlerinin yayılma hızına göre şekilleneceğinin altını çizdi.

