Merkez Bankalarında Yeni Dönem: Doların Payı Düşerken Altın Öne Çıkıyor

Merkez Bankalarında Yeni Dönem: Doların Payı Düşerken Altın Öne Çıkıyor

Küresel finans sisteminde merkez bankalarının rezerv yönetim stratejilerinde dikkat çekici bir dönüşüm yaşanırken ABD dolarının küresel rezervlerdeki hakimiyetinin giderek zayıfladığı ve altının stratejik bir varlık olarak daha fazla ön plana çıktığı görülürken açıklanan veriler doların rezervlerdeki payının uzun vadeli bir gerileme trendine girdiğini ortaya koyarken Uluslararası Para Fonu verilerine göre 1999 yılında yüzde 71 seviyesinde bulunan dolar payının 2025 itibarıyla yüzde 57’ye gerileyerek son otuz yılın en düşük seviyesine indiği belirtilirken buna karşılık altının resmi rezervlerdeki ağırlığının son yıllarda önemli ölçüde arttığı ve yüzde 23 seviyesinin üzerine çıktığı ifade edilirken özellikle BRICS+ ülkelerinin altın alımlarında belirleyici bir rol oynadığı ve 2020 ile 2024 yılları arasında gerçekleştirilen küresel altın alımlarının yarısından fazlasının bu ülkeler tarafından yapıldığı belirtilirken bu eğilimin jeopolitik riskler ve yaptırım kararlarının merkez bankalarının rezerv tercihlerinde yarattığı değişimle yakından ilişkili olduğu vurgulanırken 2022 yılında Rusya’nın rezervlerinin dondurulmasının ardından merkez bankalarının varlık güvenliğine ilişkin kaygılarının arttığı ve bu durumun altın talebini hızlandırdığı ifade edilirken Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve küresel ekonomik belirsizliklerin doların geleceği üzerinde baskı oluşturduğu ve yatırımcıların alternatif rezerv araçlarına yönelmesine neden olduğu görülüyor.