Netflix ile Warner Bros. Discovery arasındaki olası satın alma anlaşması, 11 eyalet başsavcısının ortak mektubuyla federal antitröst incelemesine taşındı. Başsavcılar, birleşmenin video akış pazarında rekabeti zayıflatabileceğini, içerik üretim zincirini tek elde toplayarak hem lisanslama süreçlerinde hem de abonelik fiyatlarında yukarı yönlü baskı yaratabileceğini belirtti. Yetkililer, özellikle dev bir içerik kütüphanesi ile küresel dağıtım gücünün birleşmesinin bağımsız stüdyoların platformlara erişimini zorlaştırabileceğini ve küçük yapımcıların pazardaki payını daraltabileceğini vurguladı.
Koalisyonun mektubunda, birleşmenin yalnızca dijital yayın platformlarını değil, televizyon ağlarını, reklam gelirlerini ve sinema dağıtım kanallarını da etkileyebileceğine dikkat çekildi. İçerik üretimi ve dağıtımında dikey entegrasyonun artmasının, rakip platformların popüler içeriklere erişimini sınırlayabileceği ve tüketiciler için seçeneklerin azalmasına yol açabileceği ifade edildi.
Sinema zincirlerini temsil eden kuruluşlar da birleşmenin salon işletmeleri için gelir kaybı yaratabileceğini belirterek sürece tepki gösterdi. Pandemi ve sektör grevlerinin ardından toparlanmaya çalışan sinema sektöründe, büyük stüdyo içeriklerinin platformlara özel hale gelmesi durumunda salonlara gelen film sayısının azalabileceği ve gişe gelirlerinin düşebileceği yönünde endişeler dile getirildi.
Analistler ise olası birleşmenin gerçekleşmesi halinde küresel dijital yayın rekabetinde yeni bir denge oluşabileceğini, dev bir içerik ve dağıtım gücüne sahip platformun ortaya çıkmasının fiyatlama stratejilerinden içerik yatırımlarına kadar birçok alanda etkili olacağını belirtiyor. Sürecin Adalet Bakanlığı’nın kapsamlı incelemesine bağlı olarak uzun sürebileceği ve düzenleyici kurumların vereceği kararın yalnızca ABD’de değil, küresel medya piyasalarında da önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

