ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından Orta Doğu’da hızla yükselen jeopolitik gerilim, küresel enerji piyasalarında yeni bir dalgalanma yaratırken ABD’de akaryakıt fiyatlarının da sert biçimde yükselmesine neden oldu. Son veriler, ABD’de benzin fiyatlarının yalnızca bir hafta içinde yaklaşık %11 artarak ortalama 3,32 dolar/galon seviyesine ulaştığını gösteriyor.
Bu seviye ülkede Eylül 2024’ten bu yana görülen en yüksek benzin fiyatı olarak kayıtlara geçti. Enerji maliyetlerindeki hızlı artış hem Amerikan iç siyasetinde hem de küresel ekonomi açısından önemli bir tartışma başlığı haline geldi.
ABD Başkanı Donald Trump, fiyat artışlarının askeri operasyonların öneminin gerisinde kaldığını açık şekilde ifade etti. Trump, ulusal güvenlik konularının kısa vadeli enerji maliyetlerinden daha öncelikli olduğunu vurguladı. Ancak benzin fiyatlarındaki yükseliş ABD iç siyasetinde geniş bir tartışma yarattı.
Artan yakıt maliyetlerinin özellikle seçim sürecine yaklaşan ABD’de siyasi riskleri artırabileceği değerlendiriliyor. Ekonomistler akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin tüketici harcamalarını doğrudan etkileyebileceğini ve enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğini belirtiyor.
Krizin enerji piyasalarındaki en kritik noktalarından biri ise Hürmüz Boğazı’nda artan güvenlik riski oldu. Dünya petrol sevkiyatının yaklaşık %20’si bu dar geçiş hattından gerçekleştiriliyor. Bölgedeki askeri gerilim tanker taşımacılığını zorlaştırırken, sigorta maliyetlerinin hızla yükselmesi bazı gemi operatörlerinin seferlerini askıya almasına yol açtı.
Enerji piyasalarında yaşanan bu gelişmeler petrol fiyatlarının daha da yükselme ihtimalini gündeme getiriyor. Uzmanlar enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyon baskısını artırabileceğini ve krizin uzaması halinde küresel büyüme görünümünün zayıflayabileceğini değerlendiriyor.

