Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı Para Politikası Kurulu toplantı özetleri, enflasyon görünümüne ilişkin risklerin son dönemde belirgin şekilde arttığını ortaya koyarken özellikle jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıkların fiyat istikrarı üzerinde ciddi baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor ve bu durum para politikasında temkinli duruşun devam edeceğine işaret ediyor. Kurul, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı alırken sıkı para politikası duruşunun enflasyon kalıcı olarak düşüş eğilimine girene kadar kararlılıkla sürdürüleceğini vurguluyor ve gerektiğinde ilave sıkılaştırma adımlarının gündeme gelebileceği mesajını veriyor.
Açıklamada küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin risk iştahını olumsuz etkilediği ve özellikle enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu belirtilirken Türkiye’nin dış ticaret ortaklarına ilişkin büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği ifade ediliyor. Emtia fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerini yükselttiği ve bunun da enflasyonist baskıları artırdığı vurgulanırken enerji ve hammadde arzında yaşanabilecek kesintilerin küresel ölçekte yeni arz şoklarına yol açabileceği değerlendiriliyor.
Yurt içi ekonomik faaliyetlere ilişkin veriler incelendiğinde ise büyümenin potansiyelinin altında seyrettiği ve iç talepte kademeli bir yavaşlama gözlendiği ifade edilirken sanayi üretimindeki daralma ve perakende satışlardaki sınırlı artışın dezenflasyon sürecine katkı sağladığı belirtiliyor. İstihdam piyasasında iş gücüne katılım oranındaki düşüşe bağlı olarak işsizlik oranında gerileme yaşansa da firmaların istihdam beklentilerinin zayıf seyretmesi dikkat çekiyor.
Öte yandan enflasyonun ana belirleyicilerinden biri olan gıda fiyatlarındaki artışın sürdüğü ve hizmet enflasyonunun yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği belirtilirken kira ve eğitim gibi kalemlerdeki katı fiyat davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk oluşturmaya devam ettiği ifade ediliyor. Finansal koşullar tarafında ise kredi büyümesinin yavaşladığı, mevduat faizlerinin yükseldiği ve sıkılaştırma adımlarının etkisinin hissedildiği görülüyor. TCMB, orta vadeli enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesine ulaşana kadar para politikasında kararlı ve veri odaklı bir yaklaşımın sürdürüleceğini vurgularken mali tedbirlerle desteklenen bütüncül bir politika çerçevesinin uygulanmaya devam edeceğini belirtiyor.

