Ember tarafından yayımlanan Küresel Elektrik Görünümü Raporu, Türkiye’nin güneş enerjisi üretiminde son yıllarda sergilediği hızlı artış sayesinde dünya genelinde en hızlı büyüyen ülkeler arasında 7’nci sıraya yükseldiğini ortaya koyarken, bu performansın ülkenin enerji dönüşüm sürecindeki kararlılığını ve yenilenebilir kaynaklara yönelimini güçlü biçimde yansıttığı görülüyor.
Yenilenebilir enerjide tarihi eşik aşıldı: Küresel elektrik üretiminde pay yüzde 33,8’e ulaştı
Küresel enerji piyasalarında kömürün hakimiyetinin son yüzyılda ilk kez geride bırakılmasıyla birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 33,8 seviyesine ulaşırken, özellikle güneş enerjisindeki hızlı büyümenin bu dönüşümün merkezinde yer aldığı ve dünya genelinde güneşten elektrik üretiminin yüzde 30 artarak son yılların en güçlü ivmesini yakaladığı dikkat çekiyor.
Güneş ve rüzgar talep artışını karşılıyor: Fosil yakıtların rolü sınırlanıyor
Geçtiğimiz yıl küresel elektrik talebindeki artışın yüzde 99’unun rüzgar ve güneş enerjisi kaynaklarıyla karşılanması, fosil yakıtların büyüme alanını önemli ölçüde daraltırken, bu artışın büyük bölümünün güneş enerjisinden gelmesi, enerji dönüşümünde güneşin giderek daha belirleyici bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.
Türkiye ilk 10’da: Küresel devlerle aynı ligde yarışıyor
Türkiye, güneş enerjisi kapasitesini artırma hızında Çin, ABD ve Hindistan gibi büyük ekonomilerle aynı listede yer alarak 7’nci sıraya yükselirken, Almanya ve Brezilya gibi ülkelerle rekabet edebilecek bir seviyeye ulaşması, ülkenin enerji dönüşümündeki iddiasını güçlendiren önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Hidroelektrik düşüşü dengeyi etkiledi: Doğal gaz ithalatı arttı
Her ne kadar rüzgar ve güneş enerjisinde güçlü bir büyüme yaşansa da, hidroelektrik üretimde kaydedilen 18 teravatsaatlik düşüşün enerji dengesini olumsuz etkilediği ve bu açığın kapatılması için doğal gaz kullanımına yönelindiği, bunun da Türkiye ekonomisine yaklaşık 1,8 milyar dolarlık ek maliyet getirdiği belirtiliyor.

